Bilgen Terapi Enstitüsü

Panik Ataktan Kurtulmak İçin Neler Yapabiliriz?

            072    Panik Bozukluk, son yıllarda sıkça rastlanılan bir hastalık olarak    karşımıza çıkmaktadır. En önemli özelliği ise kişinin hiç beklemediği bir anda,  hiçbir sıkıntısı yok iken birden ortaya çıkmasıdır. Kişinin göğsünde bir ağrı ya da  baş dönmesi gibi bir belirti ile başlar ve ardından çarpıntı, titreme, terleme,  üşüme, sıcak basması, mide bulantısı, kolda uyuşma olur. Kişi boğulacağını  düşünerek yoğun bir sıkıntı ile pencerelere koşar. Bu da yetmeyince kendisini  herhangi bir hastanenin acil servisine atar. En önemlisi ise bundan sonra  başlayacak dönemdir. Yapılan incelemeler neticesinde, doktor yanına gelerek  kendisine organik (fiziksel) bir bulguya rastlanmadığını söylediğinde hasta buna  inanmaz ve doktor doktor gezmeye başlar. Hep sonuçları aynı ya da buna  benzer açıklamalar ile sonuçlanır. “Sizin hiçbir şeyiniz yok.” Kişi kendi kendisine  sorar: “O zaman benim bu yaşadığım neydi?” Bu maalesef bir Panik Ataktı…

                Panik Atak hastasının en önemli sıkıntısı, bu atağın ne zaman geleceğini bilemediği için her an atak olacakmış gibi endişe duymasıdır. Tıpkı bir mayın tarlasında yürüyüp de her adım attığında patlama olacakmış diye endişe duyması gibi bir şeydir bu durum. Bu sefer hastanın hayatı yeni bir boyut kazanır. Kişi bu hastalık nedeni ile hayatını panik atağına göre organize etmeye başlar. Evde yalnız kalmaktan çekinebilir. Yalnız kalmamak için veya bu atak geldiğinde birilerinin kendisine yardım edebilmesi için çevresine verici olmaya başlar. Kısacası, hasta artık hayatını kontrol edemez, hastalık kişinin hayatını kontrol etmeye başlar. Bu hastalık nedeni ile kişiler arası ilişkileri, iş ve aile düzeninde bozulmalar başlar. Atak yaşamamak ya da yaşarsa yardımcı olsun diye bazı davranışlarda bulunur ya da kaçınır. Bizler bunlara “Güvenlik Sağlayıcı Davranışlar” diyoruz. Bunlar yapılmaya devam edildiği sürece, hasta rahatlar ama hastalığı da asla düzelmez. Bu öyle bir hastalıktır ki iki tür besinle beslenir. Birincisi kaçınma, diğeri ise bu güvenlik sağlayıcı davranışların yapılmasıdır. Peki nedir bu güvenlik sağlayıcı davranışlar? Yanında ilaç taşımak, (özellikle yeşil reçeteli ilaçları) yanında sürekli su bulundurmak, spor ve cinsel hayattan kaçınmak. Evde kalırken ya da ayrılırken güvendiği bir kişiyi yanında bulundurmak. Alkol almak. Sık sık nabzını ve tansiyonunu ölçmek. Sinemalarda ya da kapalı yerlerde kapıya yakın oturmak. Bu türden davranışlar hastalarımızı belli süre için rahatlatırken bir diğer taraftan da başka kişilere bağımlı hale getirir.

            Panik atakları neden tam “o sırada” ortaya çıkar? Neden Pazartesi değil de Salı günü? Neden saat 3:00 değil de 5:00’te? Neden tam “o sırada”, on beş dakika önce ya da sonra değil? Yapılan çalışmalarda, panik atakların daha çok işide bir takım duygu ve düşüncelerin yoğunlaştığı dönemlerde ortaya çıktığı bulunmuştur. Kişinin terk edildiğini düşündüğü, kendi başına kaldığını hissettiği, kullanıldığı düşüncesine kapıldığı, küçük düşürüldüğü, kendisini aşağılanmış hissettiği, aşağılık duygusu yaşadığı, boyun eğmek zorunda bırakıldığı, çaresizlik içine düştüğü ya da öfkelendiği ama bunu belli edemediği zamanlar panik ataklarının tetiklendiği zamanlar olabilir.

               Panik ataklı kişilerin aileleri de bu kişilere uyum sağlamıştır. Aileler de sinemaya, kapalı alanlara, restoranlara gitmemeye başlarlar. Her zaman ulaşılabilir olmak için sürekli cep telefonu taşımaya başlayabilirler. Sürekli panik ataklı yakınlarına eşlik ederler ve onlara destek olmak için her an hazırda bulunurlar. Hâlbuki bu türden yaklaşımların hastaya kısa zamanda yararı olduğu düşünülse de uzun dönemde çok zararı olur. Kişi, sizlere ve hastalığa iyice bağlanır ve bir daha onu bırakamaz. Panik atak hastaları bu nedenle küçük adımlarla başlayarak başkalarına bağımlı yaşamak yerine, eski hayatlarına kavuşabilmek için girişimlerde bulunmaları gerekir. Eskiden yapılan etkinliklere yeniden başlamak için ufak girişimlerde bulunmak ve kaçınma davranışlarını bırakmak gerekir. Panik Bozukluk başta olmak üzere anksiyete bozukluklarının tedavisinde çoğu zaman hastalarımızın kafaları karışmaktadır. İlaçla tedavi edilen vakaların zaman içerisinde hastalığının yenilemesi ile geçmişte düzelen moraller tekrar bozulmaktadır. Özellikle geçirilen bir panik atak, kişinin beynine ( kortikal alana) kazınmaktadır. Kişi o anı bir türlü unutamamakta ve sürekli olarak o an tekrar etmesin diye kaçınmaktadır. Yalnız kalamamakta ve insanlara bağımlı bir yaşam sürmek zorunda kalmaktadır. Tedavi sırasında verilen ilaçlar, beyinde bu kortikal alanın alt kısımlarına (subkortikal alana) etki etmektedir. Yani Latinceleri bir kenara bırakacak olursak ilaçlar, yara aynı yerde kalırken, bu yaranın yapmış olduğu ağrının etki edeceği alanlara etkili olmaktadır. Başka bir deyişle, panik atak normal olan bir bedensel bulgunun, kişi tarafından yanlış yorumlanması neticesinde ortaya çıkan bir korku atağı olduğuna göre, ilaçlar da, bu bedensel duyumları azalttıklarında yanlış yorumlamalar da azalacağı için panik ataklar düzelmektedir. Ama hala kişinin beyni, yanlış yorumlamalara açıktır. Eliniz ağrıdığında, elinizin beyninize giden sinirlerini uyuşturursam ağrı hisseder misiniz? Burada ilacın etkisi de kısmen bu şekilde olmaktadır. Ama ana sorun yok edildiğinde zaten ağrı da düzelecektir. Bu nedenle, kişiye ilaç tedavisi uygulanırken bu hastalıkla mücadele etme yolları da öğretilecek olursa hastalığın tekrar etmesi ve hastanın ilaç kullanma süresi azalacaktır. Panik atağı bir depreme de benzetebiliriz. Deprem de tıpkı panik atağı gibi; ortada görülen hiçbir neden yokken, herhangi bir anda, herhangi bir yerde ve ani olarak ortaya çıkar. Deprem olduktan sonra da insanlar tekrar olursa endişesi yaşarlar. Panik atakta tıpkı deprem gibi tekrarlayıcı özelliktedir. Ülkemizde olan depremlerden sonra da sıkça duyduğumuz bir slogan vardı, o da “Deprem insanı öldürmez, binalar öldürür.” Aynı şekilde panik atağı da insanı öldürmez; ancak atak sırasında ne yapacağını bilmek, hastalığın tedavisinde çok önemlidir. Yani kişide normal olarak ortaya çıkmış olan; çarpıntı, uyuşma, baş dönmesi, bayılma hissi, göğüs ağrısı vb. bedensel duyumların yanlış yorumlamalarına atak anında müdahale etme yolları ve atak anında atağın nasıl söndürülebileceği kişiye öğretilecek olursa işte o zaman tam iyilikten bahsetmek mümkün olabilir. Yoksa, kişi sadece ilaç alarak bunları öğrenmeden tedaviye devam ederse “Ya tekrar atak yaşarsam ne yaparım” diye yalnız kalmaktan kaçınmaya devam eder ve hastalıkta kaçınmalar devam ettiği sürece düzelmemektedir. Tedavide; ilaç ve muhakkak “Bilişsel Davranışçı Terapi” beraber uygulanmalıdır. Yoksa kişi iyiliğini sadece ilaca atfetmekte ve ilaç kesildiğinde de tekrar hastalanırsam diye yoğun bir kaygı yaşamaktadır. Yapılan bir diğer yanlış ise, iyileşmeye başlayan panik atak hastası, gerçek dışı isteklerde bulunmaya başlar. Hiçbir zaman bir daha kaygı yaşamamak, korkmamak gibi. Hâlbuki bunlar yaşadığımız sürece doğal duygulardır. Önemli olan bu duygularla başa çıkabilmeyi öğrenmektir. Terapilerde bunu öğrenmeyen bir hasta ne kadar ilaç kullansa da sürekli kendisini huzursuz hisseder. Siz uzun bir yola çıkarken yanınızda yedek lastiğiniz olursa mı, yoksa hiç yedek lastiğiniz olmazsa mı kendinizi daha rahat hissedersiniz? Sağlıcakla Kalın

Psikiyatrist- Psikoterapist Dr. İbrahim Bilgen

Bilgen Terapi Enstitüsü

BTE TV

İletişim

Bilgen Terapi Enstitüsü Abdi ipekçi cad. Işıl apt. No: 5/3 K:1 D: 1 Nişantaşı İstanbul / Türkiye tel: (0212) 219 04 89 - (212) 296 05 10 fax: (0212) 296 05 90 email: info@bilgenterapi.com

Facebook

Twitter

Google Plus


  • 10 May 2015+3

  • 10 May 2015+1

Instagram

Follow Me on Instagram
  • Her Çocuğun Öğrenme Şekli Farklıdır.. Ya Sizin Çocuğunuz Nasıl Öğreniyor? Dikkat ve Odaklanma Testi-CAS ile çocuğunuzun yalnızca öğrenme düzeyini değil, hangi doğru yöntemler eşliğinde maksimum düzeyde öğrenebileceğini keşfedin. Çocuğunuzun dikkatinin 12 farklı öğrenme alanı içerisinden hangilerinde daha güçlü hangilerinde daha zayıf olduğunu görme fırsatı edinin! Detaylı bilgi için; http://bit.ly/dikkateksikligitesti

    bilgenterapi: "Her Çocuğun Öğrenme Şekli Farklıdır..
Ya Sizin Çocuğunuz Nasıl Öğreniyor? 
Dikkat ve Odaklanma Testi-CAS ile çocuğunuzun yalnızca öğrenme düzeyini değil, hangi doğru yöntemler eşliğinde maksimum düzeyde öğrenebileceğini keşfedin.
Çocuğunuzun dikkatinin 12 farklı öğrenme alanı içerisinden hangilerinde daha güçlü hangilerinde daha zayıf olduğunu görme fırsatı edinin!
Detaylı bilgi için; http://bit.ly/dikkateksikligitesti"
    16
    0
  • Bu harika günde, kendinize ve sevdiklerinize vakit ayırmayı unutmayın. Mutluluk dolu bir gün sizinle olsun! #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Bu harika günde, kendinize ve sevdiklerinize vakit ayırmayı unutmayın. Mutluluk dolu bir gün sizinle olsun! #BilgenTerapi"
    18
    0
  • Artık “yalnız” hissederek dünyanın geri kalanından ayrılmanız gerekmiyor! “Sosyal Fobi Grup Terapisi” eşliğinde sosyal yaşama adapte ve motive olmayı deneyimleyerek öğreneceksiniz! Detaylı bilgi için : http://bit.ly/sosyalfobigrupterapisi

    bilgenterapi: "Artık “yalnız” hissederek dünyanın geri kalanından ayrılmanız gerekmiyor!
“Sosyal Fobi Grup Terapisi” eşliğinde sosyal yaşama adapte ve motive olmayı deneyimleyerek öğreneceksiniz!
Detaylı bilgi için : http://bit.ly/sosyalfobigrupterapisi"
    14
    0
  • Arzuladığınız güzelliklere kavuştuğunuz, motivasyon ve mutluluk dolu, harika bir gün sizinle olsun! #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Arzuladığınız güzelliklere kavuştuğunuz, motivasyon ve mutluluk dolu, harika bir gün sizinle olsun! #BilgenTerapi"
    12
    0
  • Huzurlu, sağlıklı ve yüzünüzden gülümsemenin eksik olmadığı bir hafta sizinle olsun! #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Huzurlu, sağlıklı ve yüzünüzden gülümsemenin eksik olmadığı bir hafta sizinle olsun! #BilgenTerapi"
    21
    1
  • Mükemmelliyetçilik akademik başarıyı olumsuz etkiliyor! Mükemmeliyetçi öğrenciler öğrenme yaşantısından çok, sonuca odaklanırlar, sınav ve başarı kaygısı yaşamaya eğilimlidirler. Genellikle kaygıları akademik başarılarını olumsuz etkiler. Psikolojik Danışman – Psikoterapist Nuray Yılmaz Devamı için: http://bit.ly/Mukemmelliyetcilik

    bilgenterapi: "Mükemmelliyetçilik akademik başarıyı olumsuz etkiliyor!

Mükemmeliyetçi öğrenciler öğrenme yaşantısından çok, sonuca odaklanırlar, sınav ve başarı kaygısı yaşamaya eğilimlidirler. Genellikle kaygıları akademik başarılarını olumsuz etkiler.
Psikolojik Danışman – Psikoterapist Nuray Yılmaz
Devamı için: http://bit.ly/Mukemmelliyetcilik"
    10
    0
  • Çocuğunuzun kişiliğine en uygun meslekleri öğrenerek, onu başarılı bir gelecek ile buluşturmaya ne dersiniz? CPS Kariyer Planlama Testi ile çocuğunuzun en yatkın olduğu meslek dallarını öğrenmek için: http://bit.ly/CPStesti #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Çocuğunuzun kişiliğine en uygun meslekleri öğrenerek, onu başarılı bir gelecek ile buluşturmaya ne dersiniz? 
CPS Kariyer Planlama Testi ile çocuğunuzun en yatkın olduğu meslek dallarını öğrenmek için:
http://bit.ly/CPStesti  #BilgenTerapi"
    17
    5
  • Bugün mutluluk, sevgi ve huzur peşinizi bırakmasın! :) #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Bugün mutluluk, sevgi ve huzur peşinizi bırakmasın! :) #BilgenTerapi"
    23
    2
  • Mutlu kahkahaların, huzur dolu anların eksik olmadığı harika bir gün sizinle olsun! :) #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Mutlu kahkahaların, huzur dolu anların eksik olmadığı harika bir gün sizinle olsun! :) #BilgenTerapi"
    20
    0
  • Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz! Sevdiklerinizle birlikte mutlu anılar biriktireceğiniz güzel bir bayram sizinle olsun! 😊 #BilgenTerapi

    bilgenterapi: "Bayramınızı en içten dileklerimizle kutluyoruz!
Sevdiklerinizle birlikte mutlu anılar biriktireceğiniz güzel bir bayram sizinle olsun! 😊 #BilgenTerapi"
    23
    1