Çift / Aile Terapisi

Bilgen Terapi Enstitüsü
aile-terapisi

İlişkide işler yolunda gitmediğinde eşler genellikle kendilerini ya da partnerlerini analiz etme eylemi içine girerler. Kendi kendine yardım kitapları (self-help books) bu konuda en önemli yardım alma araçlarıdır. Bu kitaplar aracılığıyla yapılan açıklamalar çözüm oluşturmaktan çok problem oluşturmaktadır.
İşlerin neden yolunda gitmediğine ilişkin açıklamalar çoğu kez çok yararlı olamamaktadır, çünkü iyi bir açıklama sahibi olmak hiçbir şeyi değiştirmemektedir.
Çoğu yaklaşım sorunlara bir içgörü kazandırmakta ve sorun çözme konusunda bir motivasyon oluşturmakta, ancak eşlerin bunu nasıl başaracağını yeterince net bir şekilde ortaya koyamamaktadır. İlişkiler sorunlu hale geldiğinde kimin hangi oranda “suçlu” olduğu pek önemli bir sorun olmamaktadır. Esas olan mevcut sorunu çözme doğrultusunda etkili bir yöntem geliştirmektir. Bu nedenle terapi çiftlere açıklama yerine karşılıklı olarak harekete geçmeyi önermelidir. Çünkü,

  1. Kimse neyi niçin yaptığımızı kesin olarak bildiğini söyleyemez
  2. İlişkilerde mantıklı açıklamalar sorunu çözmekte yeterli olamamaktadır Birbirlerinin kişiliklerini analiz etmek veya değiştirmek yerine davranış biçimlerine ve görüş ayrılıklarına,  Geçmişten çok bugün ve gelecek üzerine, Yapılmasını istemediklerinden çok yapılmasını istediklerine, odaklanmalarıdır.

BU NOKTADA EN ÖNEMLİ TUTUM

Mevcut sorunu eşlerden birinde değil, eşler arasındaki ilişkiden kaynaklanan bir sorun gibi tanımlayabilmek, eşlerin her ikisine ait yönlerin olabileceğini belirtmek, yine bu noktada çiftlere mevcut sorunların yalnızca kendilerine özgü olmadığı, benzeri sorunları olan bazı çiftlerin aynı sorunları etkin bir biçimde çözebildikleri aktarılmalı ve sorunun öncelikle;

  • İLETİŞİMSİZLİK, YETERSİZ İLETİŞİM ya da İLETİŞİM HATALARINDAN
  • SORUN ÇÖZME YÖNTEMLERİNİN YETERSİZLİĞİNDEN KAYNAKLANDIĞINI belirtmek gerekir.

Bu yeni formülasyon ile terapist, eşler arasındaki etkileşimin içerik ve detaylarından çok, etkileşimin SÜRECİNE ve TEKRARLAYAN BİÇİMLERİNE odaklanır.
Sistemik bakış açısı özellikle belirli bir semptomun (etkileşim biçiminin) hiç değişmeden tekrarladığı durumlarda, tekrarlayıcı paternin bu çift için neden bu kadar gerekli olduğunu, başka bir deyişle SEMPTOMUN İŞLEVİNİ anlamakta büyük önemi vardır. İlişkilerde sorunlar, eşlerden biri HASTA, SUÇLU, SORUMSUZ, HATALI olduğu için değil, her iki partnerin de katkıda bulunduğu karmaşık etkileşim biçimlerinden kaynaklanır.
Sistemik bakış açısıyla bu etkileşimin en önemli yanı döngüsellik, ELEŞTİRİLERİN BİRBİRİNİ TAKİP EDİYOR OLMASI. Koca eleştirince, karısı da eleştiriyor ya da karısı eleştirince, koca da eleştiriyor. Eşlerin hiçbirisi tartışmanın nedeni değil, sorun ilişkinin tekrarlayan eleştirel paterninde.

SONUÇ

Sistemler teorisi, paylaşımı getirmekte, olumsuz yaşam olayları karşısında esnek bir bakış açısı oluşturarak, ilişkinin her şeye rağmen devam edebildiğini ve eşlerden birini huzursuzluk kaynağı olarak görmek yerine, her iki eşin de mevcut duruma katkıda bulunduğunu vurgulamaktadır.